"Varlıklar gelir, İlahî isimlere ayna olur, görünür ve yiterler."

3/3/2006 - İlahî Aşk

Kategori: Kitap

İlahi Aşk adıyla Türkçeye çevrilen bu kitap Fütahat-ı Mekkiye’nin 178. bölümüdür. Kitapta ele alınan konular şöyle: Sevginin Temelleri, Sevginin Belirtileri, İlâhi Sevgi, Ruhani Sevgi, Tabii Sevgi, Sevginin adları, Sevginin yanıltmaları, Aşıkların bazı sıfatları, Kur’an’da aşıkların vasıfları, Aşıkların çeşitli halleri hakkında anlatılan öyküler...

 

 

Sevgi (hubb) ilahî bir makamdır

 

Allah seni üstün kılsın! Bil ki, sevgi (hubb) ilahî bir makamdır. Allah kendini onunla vasfetti. Kendini Vedûd* diye adlandırdı. Hz. Peygamber’in hadislerinde de Allah, Seven (Muhibb) diye nitelendirildi. Allah Tevrat’ta Musa’ya sevgiyle şöyle vahyetti: “Ey Ademoğlu, sana verdiğim hakla Ben seni seviyorum. Öyleyse, senin üzerindeki hakkımla da sen Ben’i sev.” (s.24)

 

* El-Vedûd: Kullarını çok seven, sevilmeye gerçekten layık olan

 

* * *

 

Hiç kimse kendi Yaratıcısından başkasını sevmez

 

Hiç kimse kendi Yaratıcısından başkasını sevmez. Fakat Zeyneb’in, Suad'ın. Hind'in ve Leylâ'nın sevgisiyle, ya da bu dünya sevgisiyle, ya da para ve makam hırsıyla ya da bu âlemde sevilen şeylerin sevgisiyle Allah gizlenmiştir. Şairler bütün sözlerini yaratıklar üzerine harcadılar ve O'nun hakikatini tam anlamıyla bilemediler. Arifler ise, duydukları her şiirde, her bilmecede (lügaz), her methiyede ve her gazelde (tegazzül), şekillerin ve suretlerin perdesi arkasından sadece O'nu görürler. Bütün bunların sebebi, Tanrı'nın Kendinden başkasının sevilmesini kabul etmediği, ilâhî kıskançlıktır. (s.34)

 

* * *

 

Sevginin üç türü vardır

 

Bil ki sevginin üç türü vardır; İlâhi Sevgi; Ruhanî Sevgi ve Tabii Sevgi. Bunlardan başka bir çeşidi yoktur.

İlâhî sevgi: Allah'ın bize duyduğu sevgidir. Ayrıca bizim Allah'a duyduğumuz sevginin de ilâhî sevgi olduğu kabul edilir.

Ruhani sevgi: sevenin sevgilisini razı ve hoşnut etmeye çalıştığı sev­gidir. Sevgilisine karşıt olabilecek hiçbir şey kalmaz onda, ne garaz ne de irade. Dahası, seven, bütünüyle sevgilisinin iradesine bağlı kalır.

Tabiî sevgi ise; tamamen, bütün arzularını tatmin etme yolunu araştı­ranların sevgisidir. Onun bu çabası, sevgilisinin hoşuna gitsin ya da git­mesin, hiç önemli değildir. Bugün insanların çoğu bu sevgi üzerinedir. (s.38)

 

İbn Arabî, İlahî Aşk, Çev: Mahmut Kanık, İnsan Yayınları

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-05-11 12:13:27 - kimin hakkı varmış..!

Yazan: okan zengin
dünya hayatında herkes kendi hakkı için insanlardan birsürü şeylerin kendilerine verilmesini isterken çok bencilce davranır..istedikleri verilmeyince de sitemden kahretmeye kadar her türlü fırsatı değerlendirir ve karşısındakini pişmanlıklar denizinde boğarken hiç mi hiç acımaz..kendi hakkına bu kadar sahip çıkan insan;ne yazık ki kendi üzerindeki ALLAH HAKKINI HİÇ HATIRLAMAK istemez..hatta hatırlatana bilerek "gönül koyarak küser"ken ne kadar haklı olduğunu anlatır da anlatır.işte hayat sahnesindeki halimizin resmi..ne dersiniz?
Bağlantı

2006-05-05 00:14:31 - Başlıksız Yorum

Yazan: Zynp
Tanrı kelimesi çok soğuk geldi.. Bunun haricinde çok GÜZEL...
Bağlantı

2006-04-01 07:10:50 - Şüphesiz ki Allah kıskanır

Yazan: sufikalbi

Hadis-i Şerif:

"Şüphesiz ki Allah kıskanır. Mümin de kıskanır. Allah'ın kıskanması, mümine haram kıldığı şeyi irtikab etmesidir." (Müslim, Tevbe, 36.)

Düzenleyen sufikalbi gün: 1/4/2006 saat: 07:11
Bağlantı

2006-04-01 03:28:04 - sevgi

Yazan: isimsiz
kıskançlık kavramını,ilahi kıskançlıkla bağdaşdırmak doğru mu?Sevgi ile kıskançlık
arasında bir bağ kurmak neyle olur.Bilmiyorum.
Bağlantı

2006-03-25 12:12:13 - tüm mümin kardeşlerime

Yazan: sefa
sayfanızı çok beğendik tüm mümin kardeşlerimi allah korusun.böylebir site yaptığınız için size sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.allahın selamı üzerinize olsun.
Bağlantı

2006-03-24 13:21:52 - İlahi aşkın kendisi olmak...

Yazan: MesaleM

Her insan yaratıcının çeşitli sıfatlarının birleşmesinden tecelli edilmiş olarak yaratılır. Kimi insanın alim, kimi insanın kaadir, kimi insanın hitap eden vs. gibi olması, kendilerinde o sıfarların ağır basmasından kaynaklanır.

Ve bir kimse, yine yaratıcının izni ile eğer kendi içinde ilerleye bilirse, Allah'ın sıfatlarından hangilerinin kendisinde tecelli etmiş ve daha ağır basmış olduğunu görebilir... kendisinde yaratıcısını görebilir...

ve her insanın içinde kesinlikle vedüd sıfatı vardır...

Meşalesinin bir tanesi...
Bağlantı

2006-03-13 15:04:56 - ...

Yazan: siyahceketimincebi
Bu kitap şu an karşımdaki kitaplığımda duruyor. Alalı neredeyse 1 sene oldu. Ama okumak neden nasip olmadı diye soruyorum şimdi kendime. Hemen başlıyorum. Başarılar... Arkadaş listeme ekliyorum size müsadenizle..
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Aşk, vecd ve istiğrak hâli öyle bir ummandır ki ancak ehline mâlum olan bir cilve-i Rabbânî'dir. Yine bu sır ilminden bir kısmını, rumuzlu bir şekilde de olsa satırlara aksettiren Muhyiddîn ibn Arabî'ye, ehlullâh büyük değer vermiş, ifâdelerinin derûnundaki kâbına varılmaz sırların hakîkatlerini seyretmişler, onu "Şeyh-i Ekber" diye yâd etmişlerdir. Bâtınî âlemden uzakta olanlarsa bu nükteyi çözemedikleri için, onu küfürle ithâm etmişlerdir. Eğer sırlara tahammül edecek dost ve sırdaş

Kategoriler