29/12/2005 - Hayatı
"İBN ARABÎ Kimdir?" sorusuna kısa bir cevap niteliğindeki Alternatif Düşünceler Sözlüğünde yer alan ve Şeyh-i Ekber Hazretleri hakkındaki bir yazı: 1165 yılında bugünkü İspanya'nın Murcia (Mürsiye) kentinde dünyaya gelmiş en büyük İslam sufilerinden biridir. Din hakikatinin yorumlanmasının bir İnsan-ı Kamil düzeyinde anlayıp eserlerinde bu şekilde anlatan, yüksek bilgilere mazhar olmuş büyük bir velidir. Varlığın Birliği perspektifinden bakışla Tanrı, Varlık, insan üzerine metafizik açıklamalar getiren İbn Arabi’nin bu sahaya ilişkin yüzü geçkin eseri vardır. Edisyon, Alternatif Düşünceler Sözlüğü, İstanbul 2001, İnsan Yayınları Arzuların Tercümanı kitabının giriş kısmında yer alan ve Şeyh-i Ekber İbn Arabî Hazretlerinin hayatını anlatan yazı: MUHYİDDİN İBN ARABÎ (1165-1240) Tam adı şöyledir: Muhyiddin Ebu Abdullah Muhammedi İbn Ali İbn Muhammed ibn Ahmed ibn Ali ibn Arabî el-Hatemî et-Tâî el-Endülüsî. Muhyiddin İbn Arabî, Şeyh-i Ekber, Sultanü’l-arafîn, Hatemü’l-evliya, Kutb-ü Hümam, İbn Arabî diye de anılır. Endülüs’te İbn Sereka diye bilinir. Hicrî 543’de Fas’da ölen ünlü bilgin Ebu Bekir ibnü’l-Arabî ile karıştırılmaması için, adı harf-i tarifsiz olarak İbn Arabî diye kullanılagelmiştir. 7 Ağustos 1165 Cumartesi günü (Hicri 27 Ramazan 560) Kadir gecesinde, Endülüs’de Mürsiye’de (Murcia) dünyaya gelmiştir. Dedesinin adı Muhammed, babasınınki Ali ibn Muhammed’dir. Babası İbn Arabi’yi çocukken İbn Rüşd ile tanıştırmıştır ve aralarında çok ilginç bir konuşma geçmiştir. İbn Arabi soylu, kültürlü, maddi ve manevi dereceleri yüksek olan bir ailenin tek erkek çocuğuydu. Sekiz yaşından ilim tahsili için İşbilye’ye gitmiştir. Burada İbn Beşküval ve ünlü hadis bilgini Ebu Muhammed gibi bilginlerden ilim tahsil etmiştir. Yirmi yaşında tasavvuf yoluna girmiştir. İbn Arabi’nin ilk hanımı Meryem adını taşımaktaydı. İbn Arabi daha sonra Doğuya seyahate çıkmıştır. Kuzey Afrika, Tunus, ve Mısır’a uğrayarak Mekke’ye gitmiş, oradan Bağdat ve Musul’a uğramış, oradan da Anadolu’ya geçmiştir. Konya’ya yerleşmiş ve burada Sadreddin Konevi’nin dul annesiyle evlenmiş, Sadreddin Konevi’yi (ö: 672 Hicri) yetiştirmiştir. Sonra Malatya’ya uğramıştır, burada tekrar evlenmiştir. Oğlu Sadeddin burada doğmuştur. Daha sonra Şam’a gitmiştir ve Hicri 638’de, Miladi 16 Kasım 1240’da Şam’da vefat etmiştir. Şam’ın Salihiyye bölgesinde, Kasyon dağı eteğine defnedilmiştir. Oğlu Muhammed Sadeddin (H. 617- 656) ve Muhammed İmamuddin (ö: H.667) ve kızı Zeynep aynı yerde yatmaktadır. Kendisinin bildirdiğine göre, İbn Asakir, Ebu’l-Ferec, İbn Cevzi, İbn Sekine, İbn Ülvan Cabir bin Ebu Eyyub gibi elli dört zattan zahiri ilimleri tahsil etmiştir. Ayrıca Şey Ebu Meyden el-Mağribî, Cemaleddin Yunus bin Yahya el-Kassar, Ebu Abdullah et-Teyemmi el-Fasî, Ebu’l-Hasan ibn Cami gibi zatlardan Batıni ilimleri tahsil etmiştir. Fusûsü’l-Hikem ve 37 ciltlik El-Fütûhatü’l-Mekkiye gibi eserleri büyüklüğüne birer delildir. Hızır aleyhisselam’la karşılaşması irfan ehlince bilinen bir gerçektir. Sayıları beş yüze ulaşan eserlerin birçoğu tasavvufa dairdir. İbn Arabi’nin eserleri hakkında çok geniş kapsamlı bilgiyi Osman Yahya’nın Fransızca olarak hazırladığı iki ciltlik L’Historie el la clasification de læuvre d’Ibn Arabî adlı eserinde bulmak mümkündür. Burada tekrarlarıyla birlikte 800’den fazla eser hakkında bilgi mevcuttur. Eserlerinin bir kısmı Batı dillerine de çevrilmiştir. İbn Arabi –kuddise sirruh-un hayatını anlatan kitaplar: • Kibrit-i Ahmer’in Peşinde, Claude Addas • Muhyiddin İbni Arabi Hayatı ve Çevresi, Prof. Dr. Nihat Keklik • İbn Arabi, Süleyman Uludağ İbn Arabi Hazretlerinin Kabri - Şam (İbn Arabi's Tomb - Damascus)
|