"Varlıklar gelir, İlahî isimlere ayna olur, görünür ve yiterler."

10/2/2007 - Endülüs Sufileri

Kategori: Kitap

 

Burada çevirisi yapılmış olan yaşamöyküsel portreler, 12. ve 13. yüzyılları arasında Müslüman İspanya’da ve bir kaçı da başka yerlerde yaşamış olan bazı Sûfi üstatların hayatları ve öğretileri ile ilgilidir. (Kitabın “Giriş” kısmından)

 

Bu portreler İbn Arabi Hazretlerinin Ruh’ul-Kudüs (Kutsal Ruh) ve Durrah el-Fakirah (En Değerli İnciler) isimli iki eserinden alınmış. Fakat çeviri maalesef pek hoş değil... 

 

Ebu El-Abbas Bin Tacah

 

Verdiği her nasihati Kuran’da bulmak olasıydı. “Bilgi, her şeyin en üstünde olan Kuran’ın nurundan elde edilen bir nurdur. Nasıl bir lambadan başka bir lamba yakılırsa, bütün bilgi de nur üzerine nur olan Kuran’dan gelir. Evladım, Allah’a şükürler olsun ki nurumuzu O’ndan alabilelim diye bize Kendisi’nin göklerin ve yerin nuru olduğunu öğretti. Bu yüzden nurumuzu kendi gerçek kaynağında arayalım!” der ve daima, Kuran üzerinde derin biçimde düşünmeyi ve tüm bilgileri ondan edinmeyi önerirdi. (s.175)

 

Ebu Abdullah El-Kazzaz

 

Kordoba’daki hastalıklıların imamıydı. Çok ender rastlanabilecek bir kişiydi. Bu insanlarla birlikte yaşamayı nasıl bulduğunu sorduğumda bana, bu insanlardan sadece bir misk kokusu geldiğini duyduğunu söylemişti. (s.188)

 

Ebu Abdullah Muhammed Bin El-Mücahid

 

Bir gün Halife Ebu Yakup onu ziyarete gelmişti. Konuşma sırasında Halife, “Ey Abdullah! Böyle tek başına yaşamak sana yalnızlık duygusu vermiyor mu?” diye sordu. O da, “Allah’a yakın olmak, tüm yalnızlıkları ortadan kaldırır; sürekli olarak O benimle birlikteyken nasıl yalnız olabilirim ki? Ne zaman şanı yüce Rabbim ile konuşmak istesem, elime Kuran’ı alırım ve ne zaman da O’nun Elçisi ile konuşmak istesem, Hadislere bakarım ve eğer onun izleyicileri ile bir arada olmak istersem, onların hayatları ile ilgili bir kitap okurum. Böylece herkesle konuşabiliyorum. O zaman nasıl yalnızlıktan söz edebilirsiniz, Ebu Yakup?” diye yanıtladı. (s.211)

 

Muhyiddin İbn Arabi, Endülüs Sufileri, Çev: Dr. Refik Algan, Dharma Yayınları

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-07-27 12:46:53 - SELAM

Yazan: Mehmet Nariçi
Siteyi yeni gördüm, mutlu oldum. Bu siteden alacağım çok şey var. Diğer kutub'ları az çok okudum ama İBN ARABİ'nin orijinal çevirisini daha okumadım.selam tüm sevenlerine olsun. Geçenler de radyoda bir konuşma denk geldi tesadüfen dinledim.(şu cümle dikkatimi çekti" la ilahe illallah, avamın sözleridir, imam gazali ve ibn arabi bu sözle" tasavuf ta erileceği )konuşma devam ediyordu. Baktım konuşma arasında bu zatları hafife alan bir durum var. O gündür bugündür rahatsızım.saygılar sunuyorum.selamün aleyküm.
Bağlantı

2007-06-10 17:46:09 - ...

Yazan: z...
Rabbim sevdiği kullarının bazılarının adını herkesin bilmesini ister, bazılarını sadece kendi bilir.Rabbim Sen'i de seviyoruz, adını bilelim veya bilmeyelim sevdiğin kulları da seviyoruz.Sen de bizi sev, sevdiklerine de sevdir...

Duamız daimdir...
Muhabbetle..
Bağlantı

2007-04-07 15:16:26 - arabi sırrı..

Yazan: okan zengin
"zannetme ki kolay çekilir keman-ı arabinin.
üflemesi bile zordur ney-i mesnevinin"
benim bakış pencerem bu.buradan görünen sadece"sırlı"bir "kul insan"sıfatıyla kendini adadığı imanda bulduğuyeni tadları aktaran bir "erbab"ın hayatıdır.
madde ve mana yolarında rastlanılan"yol hırsızları"na karşı olması gereken"yol dostları"tanımı "arabi"için rahatlıkla kulanılabilir.islamın olmazsa olmazlarını bilmeyen birinin "arabiyi"deşifre etmesi yanlışlarla dolu bir açılım olacaktır..kitapları takip edenlerle,kitapların takip ettiklerinin arasındaki farkı farkedenlerin farkının sembolüdür"arabi".anladım diyenin bile anlamadığı çok uç bir tefekkür erbabıdır o.!yetmiş bin perde meselesine vakıf birinin edebi terbiyesine göre "arabi"sadece saygı duyulacak bir makamın sahibidir..onu tenkid edeceklerin "susmaları"daha faydalıdır.sahiplerine olgunluk kazandırır..
Bağlantı

2007-02-11 21:59:01 - S.A.

Yazan: kitabooku
ALLAH RAZI OLSUN.
SİZİ DUALARIMIZA BEKLİYORUZ.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Aşk, vecd ve istiğrak hâli öyle bir ummandır ki ancak ehline mâlum olan bir cilve-i Rabbânî'dir. Yine bu sır ilminden bir kısmını, rumuzlu bir şekilde de olsa satırlara aksettiren Muhyiddîn ibn Arabî'ye, ehlullâh büyük değer vermiş, ifâdelerinin derûnundaki kâbına varılmaz sırların hakîkatlerini seyretmişler, onu "Şeyh-i Ekber" diye yâd etmişlerdir. Bâtınî âlemden uzakta olanlarsa bu nükteyi çözemedikleri için, onu küfürle ithâm etmişlerdir. Eğer sırlara tahammül edecek dost ve sırdaş

Kategoriler