ArÅŸiv
16/5/2009: Ataullah İskenderi 7/9/2008: Kitabu't-Tecelliyat 1/3/2008: Ahadiyet, Tezhîbü'l Ahlak ve Mev'ize-i Hasene Risaleleri 16/1/2008: Cemal-i Bâkemâl 28/11/2007: Bir Sûfi’nin Portresi 2/11/2007: Öğütler 16/10/2007: Makale & Yazılar 31/8/2007: Türbe 23/6/2007: Ibn 'Arabi on the web 9/6/2007: Allah'ı sevme yolunda 17/3/2007: Allah Kimleri Sever 10/2/2007: Endülüs Sufileri 26/11/2006: BaÄŸlantılar 16/10/2006: Fenâ Risalesi 2/7/2006: Kalplerinizdeki karışıklık olmasaydı 13/5/2006: Seyahat 8/4/2006: Hz. Muhammed Mustafa 25/3/2006: Kumrunun aÅŸkı 3/3/2006: İlahî AÅŸk 24/2/2006: Arzuların Tercümanı 20/2/2006: Hâlimize âşinâ olmayanlar... 19/2/2006: Bir âşık olarak İbn Arabî 16/2/2006: Nurlar Risalesi 9/2/2006: Gezgin 4/2/2006: Fatiha
2009 Mayıs 2009
2008 Eylül 2008 Mart 2008 Ocak 2008
2007 Kasım 2007 Ekim 2007 Ağustos 2007 Haziran 2007 Mart 2007 Şubat 2007
2006 Kasım 2006 Ekim 2006 Temmuz 2006 Mayıs 2006 Nisan 2006 Mart 2006 Şubat 2006 Ocak 2006
2005 Aralık 2005
| <- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa -> |
|
Hakkımda
Aşk, vecd ve istiğrak hâli öyle bir ummandır ki ancak ehline mâlum olan bir cilve-i Rabbânî'dir.
Yine bu sır ilminden bir kısmını, rumuzlu bir şekilde de olsa satırlara aksettiren Muhyiddîn ibn Arabî'ye, ehlullâh büyük değer vermiş, ifâdelerinin derûnundaki kâbına varılmaz sırların hakîkatlerini seyretmişler, onu "Şeyh-i Ekber" diye yâd etmişlerdir. Bâtınî âlemden uzakta olanlarsa bu nükteyi çözemedikleri için, onu küfürle ithâm etmişlerdir.
Eğer sırlara tahammül edecek dost ve sırdaş
Kategoriler
|