"Varlıklar gelir, İlahî isimlere ayna olur, görünür ve yiterler."

2/2/2006 - Hoş olmayan bir çeviri

Kategori: Editorun notu

 

Önsözde belirtildiğine göre Kitab’ul Vasâyâ (Vasiyetler Kitabı), Fütuhat’ın dördüncü cildinin son bölümü. Kitsan tarafından yayımlanan bu kitabı malesef tavsiye edemiyorum; çünkü çevirisi pek hoş değil...

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/12/2005 - Girizgah (About this blog)

Kategori: Editorun notu

b.

 

İbn Arabi'nin eserlerini yeni okumaya başlayan bir okur olarak, internette İbn Arabi ile ilgili kaynak sayısının azlığı ve dağınıklığı dikkatimi çekti. Bu yüzden böyle bir sayfa hazırlama ihtiyacı duydum. Yeni başlamış olduğum bir yolculuğun yol haritasını çıkarıyorum diyebiliriz belki de... Bu sayfada internetten derlediğim referanslı bilgiler ve okumalarımdan yapmış olduğum alıntılar mevcut...

 

Bu sayfadaki bilgiler, sayfa kurucusunun okumaları paralelinde, inşaallah, artacaktır.

 

Ayrıca diğer tasavvuf okumalarım için Sufi Kalbi'ni de ziyaret edebilirsiniz: http://www.blogcu.com/sufikalbi


Başarı Allah’tandır..

 

About this blog

 

As a person who newly started to read books by and about Ibn Arabi, I realized that there are few and scattered resources on the net in Turkish. So I decided to publish citations from my readings in this blog; we can say that I am drawing the map of my journey.

 

In addition there is an article about Shaykh’s life. And an interview made with Muhyiddin Ibn Arabi Society members - which was published in Altinoluk journal.

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Aşk, vecd ve istiğrak hâli öyle bir ummandır ki ancak ehline mâlum olan bir cilve-i Rabbânî'dir. Yine bu sır ilminden bir kısmını, rumuzlu bir şekilde de olsa satırlara aksettiren Muhyiddîn ibn Arabî'ye, ehlullâh büyük değer vermiş, ifâdelerinin derûnundaki kâbına varılmaz sırların hakîkatlerini seyretmişler, onu "Şeyh-i Ekber" diye yâd etmişlerdir. Bâtınî âlemden uzakta olanlarsa bu nükteyi çözemedikleri için, onu küfürle ithâm etmişlerdir. Eğer sırlara tahammül edecek dost ve sırdaş bulunmazsa, susmak evlâdır. Çünkü herkese aklının erebileceği ölçüde söz söylemek gerekir. Yoksa hâlden anlamayana hikmet ve mârifetten bahsetmek, hakîkate zulmetmektir. Bu itibarla Muhyiddîn ibn Arabî -kuddise sirruh-: "Hâlimize âşinâ olmayanlar, eserlerimizi okumasınlar." buyurmuştur. (Osman Nuri Topbaş, İmandan İhsana Tasavvuf, syf 364)

Kategoriler

  • Altin Ogutler
  • Dergilerden
  • Editorun notu
  • Hakkinda
  • Hayati
  • Kitap
  • Risaleler